SON 90 GÜN: SATIŞIN ORKESTRASINI SİZ YÖNETİN!

blog resim

Gayrimenkul Danışmanları İçin Ekim, Kasım ve Aralık Satış Rehberi: Yılın Son 90 Gününde Daha Çok Satış ve Daha Yüksek Kazanç

19 yıllık broker Sinem Özüçler’den gayrimenkul danışmanlarına yılın son çeyreğinde planlı çalışma, müşteri yönetimi ve sürdürülebilir kazanç rehberi

Gayrimenkul danışmanlığı yapan herkesin yıl içinde kendisine sorduğu bazı sorular vardır:

•Neden bazı danışmanlar piyasa yavaşladığında bile satış yapmaya devam ediyor?

•Neden bazı danışmanlar çok çalıştığı hâlde düzenli sonuç alamıyor?

•Neden bazı danışmanlar ilan verebiliyor ama müşteri tarafından ilk aranan kişi olamıyor?

•Neden aynı bölgede, benzer portföylerle çalışan iki danışmandan biri daha fazla kazanıyor?

•Ve belki de en önemlisi: Sinem Özüçler liderliğinde çalışsam daha çok kazanıp daha iyi bir gayrimenkul danışmanı olabilir miyim?

Bu yazının amacı yalnızca yılın son üç ayında daha fazla satış yapmanız için birkaç öneri vermek değil. Asıl amaç; gayrimenkul danışmanlığına bakışınızı, çalışma düzeninizi ve sonuç alma biçiminizi yeniden değerlendirmenize yardımcı olmak. Çünkü gayrimenkulde başarı yalnızca doğru portföye sahip olmakla, güzel ilan hazırlamakla ya da şanslı bir müşteriyle karşılaşmakla gelmez.

Başarı; doğru hedef, doğru takip, doğru iletişim, doğru fiyatlandırma ve bütün bunları sürdürebilecek bir çalışma sistemiyle oluşur.

Yılın son 90 günü neden bu kadar önemli?

Ekim, kasım ve aralık ayları çoğu gayrimenkul danışmanı için yalnızca yılın son üç ayı değildir. Bu dönem, yıl boyunca biriktirilen bağlantıların, yarım kalan görüşmelerin, bekleyen portföylerin ve ertelenen kararların yeniden değerlendirildiği kritik bir satış penceresidir.

Bazı danışmanlar son çeyreğe girerken yavaşlar. “Yıl bitti”, “Müşteriler artık bekliyor”, “Faizler yüksek”, “Piyasa durgun” gibi düşüncelerle faaliyetlerini azaltır. Oysa piyasa yavaşlasa bile insanların ihtiyaçları ortadan kalkmaz.

İnsanlar taşınmaya devam eder. Ailesi büyüyenler daha büyük ev arar. İşine daha yakın yaşamak isteyenler yeni bir bölge araştırır. Çocuklarının okuluna yakın olmak isteyenler çözüm arar. Yatırım yapmak isteyenler fırsat kollamayı sürdürür. Kiradan kurtulmak isteyenler bütçesine uygun bir ev arar. Mevcut evini satıp başka bir eve geçmek isteyenler doğru zamanı ve doğru danışmanı bekler.

Değişen şey çoğu zaman ihtiyaç değil, karar verme biçimidir. Müşteri daha fazla soru sorar, daha fazla karşılaştırma yapar, bütçesini daha dikkatli değerlendirir ve danışmandan daha yüksek bir güven bekler.

Bu nedenle yılın son çeyreğinde gayrimenkul danışmanının görevi, yalnızca “satılık ev göstermek” değildir. Danışmanın görevi; müşterinin kararını netleştirmek, gerçek ihtiyacını anlamak, doğru seçenekleri sunmak ve süreci güvenle yönetmektir.

Piyasa gündemi değişir, müşterinin gerçek ihtiyacı devam eder

Gayrimenkul danışmanları günlük olarak faiz oranlarını, kredi koşullarını, döviz hareketlerini, ekonomik haberleri ve bölgesel fiyat değişimlerini takip etmek zorundadır. Bunların tamamı önemlidir. Ancak danışmanın iletişiminde sürekli piyasa gündemini tekrarlaması, müşterinin gerçek ihtiyacını gözden kaçırmasına neden olabilir.

Bir müşterinin “Şu an ev almak mantıklı mı?” sorusunun altında farklı sebepler bulunabilir. Bu soru bazen yatırım getirisini merak eden bir yatırımcının sorusudur. Bazen kirada oturan ve hayatını güvence altına almak isteyen bir ailenin kaygısıdır. Bazen de mevcut evini satmadan yeni ev alamayacağını düşünen bir kişinin belirsizliğidir.

Bu yüzden güçlü bir gayrimenkul danışmanı hemen cevap vermek yerine önce sorar:

•Bu evi yatırım için mi, oturum için mi düşünüyorsunuz?

•Taşınma ihtiyacınız ne kadar yakın?

•Şu anki evinizle veya kira düzeninizle ilgili sizi harekete geçiren konu nedir?

•Ayırabileceğiniz bütçe aralığı nedir?

•Kredi kullanmayı düşünüyor musunuz?

•Karar vermenizi zorlaştıran en önemli konu nedir?

•Uygun koşullar oluştuğunda ne kadar sürede harekete geçebilirsiniz?

Bu sorular, danışmana yalnızca bilgi kazandırmaz. Müşterinin kendi kararını da netleştirmesine yardımcı olur.

Unutmayın: İyi satış, müşteriyi ikna etmekten önce müşteriyi anlamaktır.

“Mevduat getirisi varken neden ev alayım?” itirazını nasıl ele almalısınız?

Son dönemde gayrimenkul danışmanlarının sık karşılaştığı itirazlardan biri şudur: “Paramı mevduatta tutsam daha iyi getiri elde etmez miyim? Neden ev alayım?”

Bu itiraza doğrudan “Gayrimenkul her zaman kazandırır” diye cevap vermek doğru değildir. Her gayrimenkul yatırımının aynı sonucu vermeyeceği gibi, her müşterinin amacı da yatırım yapmak değildir. Öncelikle müşterinin sorusunun arkasındaki amacı ayırmak gerekir.

Danışman şu iki alanı netleştirmelidir:

1. Müşteri yatırım getirisi mi arıyor?

Yatırım önceliği olan müşteriye gerçekçi bir tablo sunulmalıdır. Beklentisi nedir? Ne kadar süre yatırımda kalmayı planlıyor? Kira getirisi mi, değer artışı mı, likidite mi arıyor? Risk seviyesi nedir? Hangi bölgedeki emsalleri inceledi? Fiyat ile potansiyel arasındaki ilişkiyi nasıl değerlendiriyor?

Bu müşteriye kesin kazanç sözü vermek yerine; emsal satışlar, bölgesel veriler, mülkün özellikleri, kira potansiyeli, ulaşım ve gelişim faktörleri gibi unsurlar şeffaf biçimde anlatılmalıdır.

2. Müşteri yaşayacağı evi mi arıyor?

Oturum ihtiyacı olan müşteride soru farklıdır. Bu kişi için evin yalnızca finansal getirisi önemli değildir. Güvenli bir yaşam alanı, ulaşım kolaylığı, okul ve iş yerine yakınlık, aile düzeni, komşuluk yapısı, oda sayısı ve günlük hayatın rahatlığı öne çıkar.

Bu durumda müşteriye “Bu ev ne kadar prim yapar?” sorusundan önce “Bu ev sizin hayatınızı nasıl kolaylaştırır?” sorusu yöneltilebilir.

Gayrimenkul danışmanının değer üretmesi tam da burada başlar. Çünkü danışman, müşteriye her iki durumda da aynı ürünü göstermemekte; ihtiyaca, bütçeye ve karar motivasyonuna uygun çözüm sunmaktadır.

Ekim ayında yapılması gerekenler: Temel oluşturun

Ekim ayı, yılın son 90 günlük planının başlangıcıdır. Bu ayda amaç hemen her görüşmeyi satışa çevirmek değil; satışa dönüşebilecek fırsatları netleştirmektir.

Portföyünüzü yeniden değerlendirin

Elinizdeki her portföyü aynı heyecanla savunmak zorunda değilsiniz. Her portföyü yeniden inceleyin:

•Fiyatı güncel emsallerle uyumlu mu?

•İlan görselleri ve açıklaması yeterli mi?

•Mülkün en güçlü özelliği doğru anlatılıyor mu?

•Hedef alıcı kim?

•Son dönemde kaç kişi bilgi aldı?

•Görüşmeler neden ilerlemedi?

•Satıcı gerçekçi bir beklenti içinde mi?

•İlanın pazarlama planı var mı?

•Bir sonraki somut adım belirlenmiş mi?

Satıcıyla yapılacak görüşmede yalnızca “İlanı yenileyelim mi?” demeyin. “Bu mülkü yıl sonuna kadar satmak için hangi koşulları birlikte değiştirmemiz gerekiyor?” diye sorun.

Yarım kalan görüşmelere geri dönün

Ekim ayında ilk aramanız gereken kişiler, daha önce görüştüğünüz ancak süreci tamamlanmamış müşterilerdir. Bu kişiler size zaten zaman ayırmış, ihtiyacını anlatmış ve bir noktada ilgi göstermiştir.

Her hafta en az 10 yarım kalmış görüşmeyi yeniden değerlendirin. Aramanızın amacı müşteriyi sıkıştırmak değil, mevcut durumunu anlamak olmalıdır.

Örneğin şöyle bir mesaj gönderebilirsiniz:

“Merhaba, daha önce konuştuğumuz ev arayışınızı ve o dönemde paylaştığınız kriterleri hatırlıyorum. Koşullarınızda veya bütçenizde bir değişiklik oldu mu? İsterseniz mevcut seçenekleri birlikte yeniden değerlendirebiliriz.”

Bu yaklaşım, eski müşteriyi yalnızca bir satış fırsatı olarak değil, devam eden bir ilişki olarak gördüğünüzü gösterir.

Haftalık çalışma düzeninizi yazılı hâle getirin

“Daha fazla çalışacağım” bir plan değildir. Hangi gün, hangi saat, kaç kişiyle ve hangi amaçla görüşeceğinizi yazmalısınız.

Örnek bir ekim haftası planı şöyle olabilir:

•10 yarım kalmış görüşmeye dönüş

•5 geçmiş müşteriyle ilişki görüşmesi

•3 aktif satılık portföy için fiyat ve pazarlama değerlendirmesi

•2 alıcı-portföy eşleştirmesi

•3 yüz yüze müşteri görüşmesi

•1 bölge saha çalışması

•1 ekip içi değerlendirme

•1 haftalık sonuç analizi

Bu sayılar tek ve değişmez bir reçete değildir. Önemli olan, hedeflerinizi davranışlara dönüştürmenizdir.

Kasım ayında yapılması gerekenler: Takibi satışa dönüştürün

Ekim ayında oluşturduğunuz temaslar, kasım ayında sonuç almaya başlayabilir. Ancak bu sonuç kendiliğinden gelmez. Takip süreci yönetilmelidir.

Gayrimenkul danışmanlığında birçok fırsat, ilk görüşmede değil; üçüncü, dördüncü veya beşinci temasta olgunlaşır. Müşterinin “Bir düşüneyim” demesi her zaman ilgisiz olduğu anlamına gelmez. Bazen karar vermek için daha fazla bilgiye, bütçesini düzenlemek için zamana veya ailesiyle konuşmak için fırsata ihtiyacı vardır.

Bu nedenle her görüşmenin sonunda şu üç sorunun cevabı net olmalıdır:

1.Müşterinin bir sonraki adımı nedir?

2.Bu adım ne zaman atılacaktır?

3.Takibi kim, hangi kanaldan ve hangi tarihte yapacaktır?

Takip sisteminiz yoksa görüşmeler hafızanıza emanet kalır. Hafıza ise yoğun dönemde güvenilir bir sistem değildir.

15 dakikalık iş görüşmesi disiplinini kullanın

Her danışmanın çözmeye çalıştığı bir konu olabilir: müşteri görüşmesi, reklam performansı, devam eden işlem, fiyat itirazı veya pazarlama planı.

Bu konuyu kısa ve net biçimde masaya getirmek, çözümü hızlandırır. 15 dakikalık görüşme için şu hazırlık yapılabilir:

•Konu nedir?

•Müşteri veya işlemle ilgili mevcut durum nedir?

•Şimdiye kadar ne yaptınız?

•Hangi sonucu aldınız?

•Nerede takıldınız?

•Hangi konuda destek istiyorsunuz?

•Görüşme sonunda hangi adımı, kim, ne zaman atacak?

Bu yaklaşım, danışmanın yalnızca problem anlatmasını değil, çözüm üretmesini sağlar. Aynı zamanda ekip içinde iş birliğini artırır.

Alıcı ve portföy eşleştirmesi yapın

Kasım ayı, alıcı veritabanınızı yeniden gözden geçirmek için iyi bir zamandır. Elinizdeki alıcıları yalnızca “ev arıyor” olarak sınıflandırmayın. Her biri için şu bilgileri güncelleyin:

•Oturum mu, yatırım mı?

•Bütçe aralığı nedir?

•Peşinat veya kredi durumu nedir?

•Taşınma takvimi nedir?

•Karar verici kimlerdir?

•Öncelikli kriterleri nelerdir?

•Hangi kriterlerde esneklik gösterebilir?

•Daha önce hangi mülkleri beğenmedi ve neden?

Böylece yeni bir portföy geldiğinde yalnızca ilan yayınlamaz; portföyün muhtemel alıcılarına doğrudan ulaşırsınız.

Aralık ayında yapılması gerekenler: Sonuçlandırın ve yeni yılı hazırlayın

Aralık ayı, yalnızca kapanış ayı değildir. Aynı zamanda yıl boyunca kurduğunuz ilişkilerin değerini gösterdiğiniz aydır.

Bu ayda üç temel hedefiniz olmalıdır:

1.Sonuçlanabilecek işlemleri net biçimde takip etmek

2.Bekleyen müşterilerin kararını kolaylaştırmak

3.Yeni yılın portföy ve müşteri altyapısını hazırlamak

Devam eden her işlem için bir sonraki adımı yazılı hâle getirin. Eksik evrak, fiyat görüşmesi, kredi süreci, ekspertiz, tapu veya taşınma planı gibi konuların her biri için sorumlu ve tarih belirleyin.

Aralık ayında yalnızca “Satış olur mu?” diye sormayın. “Satışın gerçekleşmesi için şu anda eksik olan tek şey nedir?” diye sorun.

Ayrıca geçmiş müşterilerinizle iletişime geçin. Bir işlem tamamlandıktan sonra ilişkiyi bitirmeyin. Memnun bir müşteri; yeni bir alıcıya, satıcıya veya referansa dönüşebilir.

Kısa bir yıl sonu mesajı bile güçlü olabilir:

“Bu yıl yollarımız kesiştiği için teşekkür ederim. Gayrimenkulle ilgili yeni bir planınız oluşursa, bölgedeki gelişmeleri takip eden danışmanınız olarak her zaman destek olmaktan memnuniyet duyarım.”

Bu mesaj doğrudan satış istemez; ilişkiyi korur. Ancak müşteriye sizin hâlâ ulaşılabilir ve ilgili olduğunuzu hatırlatır.

Daha çok kazanmak için daha çok ilan değil, daha iyi sistem gerekir

Gayrimenkul danışmanlarının zaman zaman yaptığı en büyük hata, sonucu yalnızca portföy sayısıyla ölçmektir. Daha fazla portföy almak her zaman daha fazla kazanç anlamına gelmez.

Kazanç; doğru portföy, gerçekçi fiyat, doğru pazarlama, nitelikli alıcı, düzenli takip ve işlem yönetiminin birleşiminden oluşur.

Bir danışmanın çok sayıda ilanı olabilir ama:

•Satıcıyla fiyat konusunda netleşmemiş olabilir.

•Portföyün hedef alıcısını bilmiyor olabilir.

•İlanı gören kişilerle etkili takip yapmıyor olabilir.

•Alıcı veritabanı güncel olmayabilir.

•Görüşmelerin sonraki adımını belirlemiyor olabilir.

•Referans istemeye çekiniyor olabilir.

•Bölgesindeki değişimleri yeterince takip etmiyor olabilir.

Bu durumda sorun daha fazla ilan değil, çalışma sisteminin eksikliği olabilir.

Sürdürülebilir kazanç için kendinize şu soruları sorun:

•Her hafta kaç yeni kişiyle anlamlı görüşme yapıyorum?

•Kaç eski müşterimi arıyorum?

•Kaç yarım kalmış görüşmeyi yeniden ele alıyorum?

•Kaç portföyü emsalleriyle karşılaştırıyorum?

•Kaç alıcıyı doğru mülkle eşleştiriyorum?

•Kaç müşteriye bir sonraki adımı net biçimde iletiyorum?

•Bölge uzmanlığımı nasıl görünür kılıyorum?

•Müşteriler beni neden tercih etmeli?

Bu soruların cevapları, kazanç hedefinizin gerçek çalışma planını oluşturur.

Herkes ilan verebilir; tercih edilen danışman olmak farklıdır

Bugün herkes ilan verebilir. Bir mülkün fotoğraflarını çekebilir, sosyal medyada paylaşabilir ve “Satılık” yazabilir. Fakat müşterinin gayrimenkul ihtiyacı doğduğunda ilk aradığı kişi olmak, görünür olmaktan daha fazlasını gerektirir.

Tercih edilen danışman:

•Bölgesini tanır.

•Emsalleri takip eder.

•Müşterisinin ihtiyacını doğru sorularla ortaya çıkarır.

•İmkânsız beklentileri gerçekçi bir çerçeveye taşır.

•Satıcıya yalnızca fiyat değil, satış planı sunar.

•Alıcıya yalnızca seçenek değil, karar desteği verir.

•Görüşmelerin takibini aksatmaz.

•Zor itirazlardan kaçmaz.

•İş birliği yapmaktan çekinmez.

•Müşteriye yalnızca işlem sırasında değil, işlem sonrasında da değer verir.

Müşterinin sizi seçmesi için her gün “Ben neden tercih edilmeliyim?” sorusunun cevabını davranışlarınızla göstermeniz gerekir.

Sinem Özüçler liderliğinde çalışsam daha çok kazanıp daha iyi bir danışman olabilir miyim?

Bu sorunun dürüst cevabı şudur: Evet, doğru bir liderlik ve çalışma kültürü, danışmanın gelişimini ve kazanç potansiyelini güçlendirebilir; ancak sonuç, yalnızca bir ofiste bulunmakla değil, sunulan sistemin içinde aktif biçimde çalışmakla oluşur.

19 yıllık broker deneyiminin anlamı yalnızca geçen süre değildir. Asıl değer; yıllar içinde farklı müşteri profillerini, piyasa koşullarını, satıcı beklentilerini, alıcı itirazlarını, başarısız olan yaklaşımları ve işe yarayan çalışma düzenlerini görmüş olmaktır.

Sinem Özüçler liderliğinde çalışmayı düşünen bir danışman açısından önemli olan, yalnızca “Bir ekipte yer alabilir miyim?” sorusu değildir. Daha önemli sorular şunlardır:

•Her hafta ne yaptığımı ölçebileceğim bir çalışma düzenim olacak mı?

•Takıldığım müşteri görüşmelerinde destek alabilecek miyim?

•Portföy fiyatlandırırken yalnız kalmayacak mıyım?

•Satıcıya gerçekçi bir plan sunmayı öğrenecek miyim?

•Alıcı ve portföy eşleştirmesinde ekip iş birliğinden yararlanabilecek miyim?

•Referans isteme, takip yapma ve itiraz karşılama konusunda gelişebilecek miyim?

•Sadece motivasyon değil, uygulanabilir bir sistem görebilecek miyim?

•Daha iyi bir danışman olmak için düzenli geri bildirim alabilecek miyim?

İyi liderlik, danışmanın yerine satış yapmaz. Danışmanın satış yapabilecek kapasiteyi geliştirmesine yardımcı olur. Ona hazır cevaplar vermekle yetinmez; doğru soruları sormayı öğretir. Sadece başarıları kutlamaz; tıkanan süreci analiz eder. “Daha çok çalış” demek yerine, “Hangi davranışı hangi sıklıkta yaparsan hedefe yaklaşırsın?” sorusunu birlikte yanıtlar.

Bu nedenle Sinem Özüçler liderliğinde çalışmak isteyen bir danışmanın kendisine şunu da sorması gerekir:

“Ben de verilen planı uygulamaya, takip yapmaya, geri bildirim almaya ve çalışma biçimimi değiştirmeye hazır mıyım?”

Çünkü liderlik bir kapı açabilir; fakat o kapıdan geçmek danışmanın sorumluluğundadır.

İyi bir danışman olmak ne demektir?

İyi bir gayrimenkul danışmanı yalnızca çok işlem yapan kişi değildir. İyi danışman, müşterisinin hayatındaki önemli bir kararı güvenilir, şeffaf ve planlı biçimde yönetebilen kişidir.

İyi danışman;

•Müşterisine gerçekçi olmayan vaatlerde bulunmaz.

•Fiyatı yalnızca mülk sahibini memnun etmek için yüksek yazmaz.

•Alıcıyı gereksiz seçeneklerle yormaz.

•Müşterinin zamanına saygı gösterir.

•Bilmediği konuda biliyormuş gibi davranmaz.

•Sorun çıktığında ortadan kaybolmaz.

•Söz verdiği takipleri zamanında yapar.

•İşlem tamamlandığında ilişkiyi bitirmez.

•Başarısını yalnızca kendi çabasıyla değil, ekip iş birliğiyle de büyütür.

Böyle bir danışman kısa vadede yalnızca bir satış kazanmaz. Uzun vadede güven, referans, tekrar iş ve güçlü bir itibar kazanır.

90 günlük gayrimenkul satış planınız nasıl olmalı?

Yılın son çeyreğine girerken üç dakikanızı ayırın ve kendi planınızı yazın.

1. Yıl sonuna kadar ulaşmak istediğiniz somut sonuç nedir?

“Daha çok kazanmak” önemli ama yeterince somut değildir. Kaç işlem? Hangi gelir hedefi? Kaç aktif portföy? Kaç yeni satıcı görüşmesi? Hangi tarihe kadar?

2. Bu sonuç için her hafta yapacağınız üç davranış nedir?

Örneğin:

•Her hafta 10 yarım kalmış görüşmeye dönmek

•Her hafta 5 geçmiş müşteriyle iletişim kurmak

•Her hafta 3 aktif fırsatı bir sonraki adıma taşımak

3. İlerlemenizi hangi ölçüyle takip edeceksiniz?

Arama sayısı tek başına yeterli değildir. Anlamlı görüşme, randevu, portföy sunumu, alıcı eşleştirmesi, teklif, takip ve kapanış gibi göstergeler belirleyin.

4. Hangi desteğe ihtiyacınız var?

Müşteri itirazı, fiyatlandırma, pazarlama, bölge analizi, sözleşme süreci veya takip düzeni konusunda desteğe ihtiyaç duyabilirsiniz. Desteğe ihtiyacınızı açıkça ifade edin.

5. Yarın atacağınız ilk adım nedir?

Planın değeri, uygulamaya geçtiği anda başlar. Yarın arayacağınız ilk kişiyi, değerlendireceğiniz ilk portföyü veya planlayacağınız ilk görüşmeyi şimdi yazın.

Yılın son çeyreğinde şansa değil, plana güvenin

Ekim, kasım ve aralık aylarında satış yapmak; piyasayı yok saymak anlamına gelmez. Tam tersine, piyasanın gerçeklerini kabul ederek müşterinin ihtiyacına daha doğru cevap vermektir.

Piyasa yavaşlayabilir. Müşteriler daha fazla düşünebilir. Fiyatlandırma daha hassas hâle gelebilir. Finansman koşulları değişebilir. Ancak bütün bunlar, iyi hazırlanan ve düzenli çalışan bir gayrimenkul danışmanının değerini azaltmaz.

Aksine, belirsizlik dönemlerinde müşteriler daha güvenilir, daha bilgili ve daha planlı danışmanlara ihtiyaç duyar.

Bu dönemde kendinize şu hedefi koyun:

•Daha fazla görünmek değil, daha fazla değer üretmek.

•Daha fazla ilan almak değil, doğru portföyle çalışmak.

•Daha fazla konuşmak değil, doğru soruları sormak.

•Daha fazla müşteri toplamak değil, ilişkileri takip etmek.

•Şansa güvenmek değil, satış planı oluşturmak.

•Tek başına mücadele etmek değil, doğru liderlik ve ekip iş birliğiyle gelişmek.

Ve kendinize bir kez daha sorun:

Sinem Özüçler liderliğinde çalışsam daha çok kazanıp daha iyi bir gayrimenkul danışmanı olabilir miyim?

Eğer daha disiplinli çalışmaya, ölçülebilir hedefler koymaya, müşteri ihtiyacını daha iyi anlamaya, geri bildirim almaya, iş birliği yapmaya ve her hafta somut adımlar atmaya hazırsanız, doğru liderlik sizin için önemli bir gelişim alanı olabilir.

Fakat asıl değişim, bir ekibe katıldığınız gün değil; çalışma biçiminizi değiştirmeye karar verdiğiniz gün başlar.

Yılın son 90 günü önünüzde duruyor. Bu üç ayı bekleyerek mi geçireceksiniz, yoksa kendiniz, müşterileriniz ve kazancınız için yeni bir çalışma düzeni mi kuracaksınız?

Çünkü gayrimenkul danışmanlığında fırsat her zaman vardır. Farkı yaratan, fırsat ortaya çıktığında müşterinin aklına gelen ilk kişi olmaktır.

SİNEM ÖZÜÇLER

RE/MAX Ahenk Broker/Owner
RE/MAX Collection Kulüp Yönetim Kurulu Başkanı
RE/MAX Türkiye Ticari Kulüp Genel Sekreterlik Komitesi Başkan

0533 956 17 12

sinem.ozucler@remaxahenk.com

 

RE/MAX Ahenk

Zekeriyaköy Mah. / Sarıyer / İstanbul Avrupa

+90 2123424342

bilgi@remaxahenk.com

En son fırsatları ilk alan siz olun!

sirket logosu
© 2026Selfprof/ All right reserved.